"Hemoroid hastalığım var, doktorlar ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Ama duydum ki ameliyatlar zormuş ve sonrası ağrılı imiş, pansumanları da çok zor oluyormuş." şeklindeki yakınmaları çevrenizde çoğu zaman duymuşsunuzdur. Bu yakınmalar son derece doğrudur. Bilinen klasik cerrahi girişimler hakikaten hasta için zordur.
Ameliyat sırasında her ne kadar mükemmel anestezi yöntemleri ile bir şey hissedilmese bile ameliyat sonrası hastalar ciddi ağrılarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Pansuman gerekliliği bir başka korku sebebi olmakta, ayrıca iyileşme süresinin uzunluğu, normal hayata dönme süresinin uzunluğu ve ameliyat sonrası kanamaların uzun bir müddet daha sürmesi klasik (konvansiyonel) ameliyatların negatif yönlerini oluşturmaktadır. Üstelik ameliyat sonrasında dahi hastalığın tekrarlama riski de yabana atılmamalıdır.
Ancak günümüzde bu zorlukların hiç olmadığı cerrahi yöntemler mevcuttur.
Bu yöntemlerden en belli başlıları HAL-Doppler ve PPH-Stapler (Longo tekniği) denilen yöntemlerdir.
HAL (Hemoroidal Arter Ligasyonu)-Doppler denilen yöntem hemoroid (basur) memelerine giden atar damarların doppler ultasound cihazı kullanılarak bulunması ve bağlanmasıdır. Yöntem her ne kadar genel anestezi gerektirmeyen, ağrısız bir yöntem olmakla birlikte ameliyat sahasının hastayı rahatsız edecek bir bölge olması nedeniyle genellikle tercihimiz girişimin genel anestezi altında yapılmasıdır.
Doppler ultrasound denilen bir yöntemle anüs yukarısında rektum denilen boşluk içinde hemoroidlere giden atar damarlar bulunmakta ve özel cihazlar yardımıyla bu atar damarlar bağlanmaktadır.
Ameliyat sonrası hasta bir rahatsızlık ve duymamakta pansuman gerekmemektedir. Atar damarların kesin olarak bağlanması sonucunda kanamalar derhal kesilmekte hasta hemen normal yaşantısına dönebilmektedir. Tedavi sonrası tekrarlama olasılığı çok azdır.
PPH-Stapler yöntemi (Longo tekniği) ise en bilimsel yayınlarda ve gözlemlerimizde kesin neticeyi veren yöntem olarak görünmektedir.
Genel anestezi altında stapler denilen bir özel bir aletle hemoroidlere giden tüm atardamar ve toplardamarlar kesilerek titanyum kliplerle bağlanmaktdır. ameliyat sonrası kanama derhal kesilmekte, hastanın şikayetleri hemen sona ermektedir. Ameliyat sonrası hafif sızlama dışında ağrı olmamakta, pansuman gerekmemekte ve hastalar 2-3 gün içerisinde normal hayatlarına dönebilmektedirler.
Yöntemin bir diğer üstünlüğü ise tedavi sonrası nüks (tekrar etme) oranlarının diğer bütün yöntemlere göre çok çok az olmasıdır.
Bilimsel yayınlara, tecrübe ve gözlemlerimize göre PPH-Stapler yöntemi ameliyat kolaylığı, ameliyat sonrası ağrının azlığı, pansuman gerektirmemesi, normal hayata dönüş sürelerinin kısalığı ve takrarlama ihtimallerinin son derece düşük olduğu göz önüne alınarak cerrahi tedavi gerekliliği ortaya konmuş hemoroid hastalığı tedavisinde en uygun cerrahi yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.